Önce olayın kahramanı Baltacı Mehmed Paşa (ölümü 30 Kasım 1721) hakkında kısa bir malumat arz etmeye çalışayım…

Osmancık’ta dünyaya geldi. Genç yaşta içini saran ilim merakı ile Trablus, Tunus ve Cezayir’e gitti. Daha sonra İstanbul’a döndü ve akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtasıyla saraya girdi. Enderun’da yüksek eğitim aldı. “Baltacı” (sarayın oduncusu diyebiliriz) oldu. Ardından “Baltacı Halifeliği”ne yükseldi. Sesinin güzelliği yüzünden musikiye teşvik edildi. “Müezzin” oldu. Oradan yazıcılığa terfi etti, 1703 Aralık ayında da “Mirahurluk”a yükseldi.

Çok zeki ve son derece çalışkandı. İlme karşı müthiş bir merakı vardı. Durmadan okuyordu. Bu çabası onu 1704 yılı Kasımında “Vezir”liğe, hemen ardından “Kaptan-ı Derya”lığa (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı), 21 Aralık 1704′te de “Sadrazamlığa (Başbakanlık) taşıdı.

İşte Prut Savaşı’nın kahramanı bu zattır. İşin aslı ise şudur:

Rus Çarı Birinci Petro (ki, bizim tarihlere göre “deli”, Rus tarihine göre ise “büyük”tür; “büyük”lüğü de, Türkiye’yi içine alan bir istilâ projesi ile boğazlarımızdan geçip sıcak denizlere inerek “Büyük Rusya”yı kurma emelinden gelmektedir), Poltava Savaşı’nda İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ı yendi. Şarl, Osmanlı topraklarına çok yakın bir bölgede bulunan Bender Kalesi’ne sığındı. Osmanlı Padişahı’na mektup yazarak Rusların eline düşmek üzere olduğunu bildirip yardım istedi.
Continue reading