Bu yaşananların hiçbirisi aslında süpriz değil. Benim gibi kendi halinde yaşayan birisi bile, alkol düzenlemesi sonrasında ‘Yakın zaman içerisinde, insanlar artık yeter ‘ diye haykırmaya başlayabilir diye paylaşımda bulunmuşsa, ve aynı paylaşımda ‘Büyük bir toplumsal kriz ‘ çıkabilir diye tahminde bulunmuşsa, aslında bu durum çok kolay öngörülebilir bir problemdir…

Eylemciler zannediyorlar ki, kendileri haricindeki kimse onları anlamıyor.

‘Mesela ağaç meselesi değil sen hala anlamadın mı ?’ başlığında paylaşımlar yapılıyor..

Muhafazakar kesim, sizin için çok değerli olan 29 Ekimin, 1 Mayısın istediğiniz gibi kutlayamazken, Diyarbakır mitingine izin verildiğini gördüğünüzde nasıl kızdığınızı gayet iyi biliyor..

Yaşam tarzınıza müdahale etmenin, bir toplumu baskı altına almanın ne demek olduğunu, ne kadar sinir bozucu olduğunun farkındalar…

Kadrolaşmanın, torpilciliğin nasıl bir adaletsizliğe yol açtığını da gayet iyi anlarlar…

Çünkü muhafazakar kesim ikinci sınıf insan gibi görüldüğü 80 yıl geçti bu ülke üzerinden.

Annesinin başı örtülü diye, oğlunu askerde ziyaret edemeyen ailelerden, askeri liselere alınmayan öğrencilere kadar yasal kadrolaşmalar yaşandı bu ülkede..

Başı örtülü olduğu için saçından sürüklenerek okul bahçesinden çıkarılan arkadaşlarımız, sizin yaşam tarzınıza müdahe edildiğinde neler hissettiğinizi herkeslerden daha iyi anlarlar mesela..

Kamusal alanda kendine yer bulamayan muhafazakarlar, kadrolaşmanın nasıl bir hak gaspı olduğunu bizzat yaşamışlardır..

Doğulu kardeşlerim demokratik haklarını her talep ettiklerinde, sizin bugün yaşadığınız polis şiddetine maruz kaldı.

Polisi alkışladık biz bütün bunlar olurken. Doğudakiler terörist dedik, muhafazakarlar düzen karşıtı dedik ve polisin her şiddetini alkışladık..

Bugün devran döndü. Sizin yaşam tarzınıza müdahale geldi. Yakarış içerindesiniz polisin size gösterdiği şiddetten..

Polisin size uyguladığı şiddeti siz de polise göstermek derdindesiniz…

İşin tuhaf kısmı haklısınız da çünkü taleplerinizin çoğu haklı.

Geçmişe yönelik laf sokma derdinde değilim ama hepimize ders olsun.

Madem hepimiz çektik bu acıyı..

Madem hepimiz rahatsızız yaşam tarzımıza müdahaleden..

Polisin bu davranışı, hepimiz için insanlık dışı ise eğer…

Birlikte karşı duralım, hükümete her geçen istediği gibi borusunu öttüremesin diğer kesimler üzerinde ama bunu tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, yakıp yıkmadan, ortalığı dağıtmadan yapalım

Saçından sürüklenerek çıkarılan kız çocuklarına karşı dahi, sabrını koruyan ve milletine zarar vermeyen bir anlayışla..

İkna odalarına girip, ikna olmayarak.

Her şeyden önce, birbirimize sahip çıkarak..

Yüzde elli sokağa inerse, makarna kömür verir evlerine yollarız bakış açısından kurtularak..

Bidon kafalılar, örümcek kafalılar devrimden ne anlar demeden yapalım.

Çünkü o bidon kafalılar yıktı 28 Şubatı. Üniversiteler, kolejler açıp çocuklarını okuttular..

Gazeteler açıp, fikirlerini yaydılar.. Haklarını aradılar. Demokrasiyi silah olarak kullandılar..

Şimdi sıra, hepimizde…

Asıl devrim, birbirimizin yaşam tarzını anlayıp, saygılı olduğumuzda başlayacak…

Asıl devrim, eğer yapabilirsek kucaklaştığımızda yaşanacak..

Eğer yapamazsak, bir dönem bir gurup, diğer dönem bir başkası diğerlerine baskı kuracak….

Tercih bizim..

Seçim bizim…



*** *** Rica*** ***

Merhaba, cep telefonları için bir uygulama yazdım. Uygulamamın başarılı olması için onu android marketten indirir misiniz? Kesinlikle virüs ya da benzeri tehlikeler içermemektedir.
Aslında faydasız bir uygulama da değil. Allah korusun, acil durumlarda kan ararsanız eğer, şehre ve kan grubuna göre kan arama uygulaması. indirmek için lütfen : tıklayınız

*** *** Rica*** ***