Yol ayrımlarında hep yeni kararlar alınır. Ayrılan yolun seçimsizliği insanı geleceğe bağlayan hırslara bürer. Hırs deyince akılda olumsuz bir intiba oluşmasın. Bu hırs kişinin kendi kendisini motive etmesidir ki bu hal aslında ileriye dönük yaşamın daha iyi bir seyir alması için son derece gereklidir. Dilerim devletimiz 2012’yi dönüm noktası olarak görüp içinde bulunduğumuz sistemi daha vicdani hale gelmesi için gayret gösterir.

Daha vicdani diyorum çünkü gündelik hayatımızda hiç irdelemediğimiz fakat aslında tamamen anlamsız bazı kurallar var. Biz millet olarak son çeyrek asırda eğitime verdiğimiz önemi epeyce arttırdık lakin eğitim durumumuz yeterli seviye ulaşamadı.Bunun sebeplerinden bir tanesi eğitim sürecindeki öğrenciden gündelik yaşamda vergi alınıyor olmasıdır. İlkokul, ortaokul ve 18-23 yaşlarındaki öğrenciler genellikle para kazanmazlar ama aldıkları her üründe katma değer vergisini öderler, özel tüketim vergisini paşa paşa öderler. Burada sorulması gereken soru “Para kazanmayan kişiden vergi alınır mı?”

Para kazanmayan kişinin de sosyal güvenliği polis teşkilatı tarafından sağlanıyor, hakim ve savcılar kişisel hakları için çalışmaya devam ediyor, yoldaki ışıklandırmalar bireyin yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Bu yüzden vergi, para kazanan kişiden alınır mantığı akla uymayabilir fakat durumun vicdani boyutuyla ele alacak olursak eğer kişinin mesleğini ele alabilmesi için en az 16 yıl öğrencilik yapması gerekmektedir. Bu süreç boyunca öğrenci, hiç para kazanmamasına rağmen satın aldığı ekmeğe dahi vergi ödüyor olması da vicdana aykırı bir durumdur. Üstelik öğrencinin ekmeğe vergi ödememesi, devletin zararına değildir sadece daha fazla kazanmamış olur yani kardan zarar eder. Esnaf kazancından kaybetmez ki 16 yıllık öğrencilik serüveni daha kolay aşılabilir bir hal alır.

Öğrenciden vergi almayarak gündelik hayattaki alış veriş yoğunluğunu arttırmak, ekonomiye de bir anlamda can verecektir.
Bu sistemin ütopik olduğunu, gerçekleştirilebilir bir fikir olmadığını düşünebilirsiniz fakat aslında gayet de kolay bir şekilde hayata geçebilir ki yanında getireceği başka kolaylıklar da olacaktır.

Ben İstanbul’da yaşayan bir öğrenci olarak, Ankara’ya ya da bir başka şehre gittiğim zaman ulaşım araçlarını kullanırken normal vatandaş ile aynı miktarda para ödüyorum çünkü benim öğrenciliğim başka şehirde geçerli değil. Bir haftalık ya da 3-4 günlük geziler için bir sürü detayla uğraşmam gerekiyor o şehirde öğrenci olarak tanınabilmem için. Eğer milli eğitim bakanlığı tüm şehirlerde geçerli olmak üzere tek bir öğrenci kartı çıkartsa ve bu kart kredi kartı özelliği de taşısa, ben gittiğim her şehirde o ilin öğrenci tarifesinden yararlansam daha mantıklı ve daha pratik olmaz mı? Bunun yazılımı oldukça kolay, donanımına ise zaten çoğu şehirdeki ulaşım araçları sahip. Belbim İstanbul’da ulaşım için birçok tarife ve aktarma seçenekleri hazırlayabilmekte. Gerekli olan tek süreç, bunu tüm şehirlere yaymaktır.

Milli eğitim bakanlığının bize sunacağı bu tek kredi kartına öğrencilerin genel masrafları belirlenip, o nispette bir limit konulur. Varsayalım ki bu limit 650 lira olsun. Eğer öğrenciden vergi alınmaz ise 650 lira ile öğrenci, ulaşım aracına bindiğinde ulaşım aracı öğrenci indiriminin yanında aracın yakıtındaki vergiden kazancındaki vergiye kadar fazladan indirim yapmış olacaktır. Öğrenci markete, alış veriş merkezlerinden birine gidip dilediği ürünü aldığı takdir de esnaf kredi kartı vasıtasıyla öğrenciden karını ve ürün maliyetini alacak fakat vergisi otomatik olarak karttan düşecektir. Nasıl ki İstanbul’da özel halk otobüsleri aktarma ücretlerini ay sonunda İETT’den geri alıyorlarsa, bir benzer sistem de burada kullanılacaktır. Yalnız burada önemli olan husus, öğrencinin harcamalarının karşılığını ay sonunda kredi kartına ödeyerek yapması yerine öğrenci ay başında o ay ki harcayacağı limitini yatıracak olmasıdır. Aksi durumda öğrenci kredi kartı borcu ile boğuşmak zorunda kalır. Öğrenci devlete hiçbir şekilde borçlanmamalıdır. Ay başında yatırdığı miktarı, ay sonuna kadar vergiden düşerek harcayabilmelidir.

Öğrenci kredi kartının limiti sayesinde, durum suiistimal edilemeyecektir çünkü 650 lira ya da belirlenen diğer rakam öğrencinin temel ihtiyaçları için hazırlanmış bir miktar olduğundan fazlasını harcayamayacaktır. Yani hiç kimse gidip vergi indiriminden yararlanabilmek için gidip bilgisayar, beyaz eşya gibi alışverişleri yapamayacaktır.

Taslak geneli itibari ile budur, bu benim eğitim sisteminin daha yaşanabilir ve verimi daha arttırılabilir bir hale gelmesi için sunduğum çözümlerden sadece bir tanesidir. Bu taslağı geliştirmek hesap uzmanlarının, hukukçuların, maliyecilerin, yazılımcıların işidir ama gerçekleştirmek vicdan sahibi bir devletin sorumluluğudur.

Not : Bu Yazım, 2012-01-06 tarihinde Gazeversite de yayınlanmıştır
Ümit Samimi
Bu çözümü beğendiniz mi ? :






*** *** Rica*** ***

Merhaba, cep telefonları için bir uygulama yazdım. Uygulamamın başarılı olması için onu android marketten indirir misiniz? Kesinlikle virüs ya da benzeri tehlikeler içermemektedir.
Aslında faydasız bir uygulama da değil. Allah korusun, acil durumlarda kan ararsanız eğer, şehre ve kan grubuna göre kan arama uygulaması. indirmek için lütfen : tıklayınız

*** *** Rica*** ***