Aşk bir yalandır, olduğuna inanamadığın, kimseye anlatamadığın. Hayattan tek birşey istemektir, geriye kalan herşeyden soyutlamaktır kendini. Aklında sadece sorular vardır ve hiçbirisi kendinle ilgili değildir. Benim de bir sorum var epeyce zamandır kendi içimde tartıştığım. Ceza kişinin sevdiğini mutlu edememesi midir yoksa mutlu edemeyeceği kişiyi sevmesi mi? Bazen ne kadar severseniz sevin, sevginiz mutluluğunuzla eşdeğer olmuyor. Aynı hissiyat değil çünkü mutluluk ve sevgi. Karşınızdakinin tanıyabileeği en mükemmel insan olabilirsiniz ama onu mutlu edemiyorsanız karakteriniz de bu dükkanda para etmiyor demektir. Artık o kişi sizin hayatınızda tek keşkeniz olarak kalacaktır.

Artık bir karanlıkta yalnızlığınız kalmıştır gölge halinde, kimse tarafından farkeldilmesini istemediğiniz. Anlatamazsınız çünkü durumunuzu, mana hali madeyle açıklanamaz ya sizinde varlığınız sessizlik gibi yoklukta var olsun istersiniz. Zaten o sıra gururunuzla baş başa kalırsınız. Gurur, yürekten gelse de kalbin tüm umudunu öldürür. Yeni bir aşk için de eski gönlü yitirmek gerekir ama bir ikinci gönül insan bedeninde mevcul değildir.

Ayrılık yaşlanmaz hep genç kalırmış. Ayrılık, sevmesini bilenler için aşk demekmiş. Ayrılana kadar herşeyin bir sonu vardır diyenlerin umudu olurmuş kelamları. Kavuşma arzusu dualar öğretirmiş yalnız kalanlara. İsyan etmeyenler ise sınavı kazanırmış hatta. Ayrılık acısını severek ayrılanlardan başkası anlayamazmış, anlayanlar da anlatamazmış.

Bir an’ın doğması için bir başka an’ın ölmesi gerekir. Öyle bir an gelir ki, hayatınızın tüm zamanını öldürür, hem geleceğinizi hem geçmişinizi. Bir kısa veda cümlesi yeter katli zaman için de boğazınızın düğümlenmesi için de. Şanslı olanlarımız da vardır, bazı cümlelerin sonu üç nokta ile biter. Belirsizce kalır yaşam üçüncü noktada. Cümlenin devamı, öncesini bağlayamaz artık. Söylenmedik onca söz hatıra olarak yürekte saklanır. Hep akıldadır, son cümle. İtiraf cümlesidir çünkü sonuncusu sadece kendimize söyleyebildiğimiz, başka hiçkimse ile paylaşamadığımız.

Geçen hergünün başlangıcında, sonunun gelmeyeceğini düşünmeye başlarsınız önce. Hayat tüm yıllarıyla uzun gelir size. Gereği kalmamıştır yapamadığınız işlerin, başaramadığınız ideallerin ve gerçekleştiremediğiniz hayallerin. Ruhunu yitirmiş bir beden gibi heyecanını yitirir yaşam.

Hiç bildiğiniz şeye inanmadığınız bir zaman oldu mu? Hani herzamanki yolda yürürken kaybolduğunuzu düşündüğünüz ya da bittiğini bildiğiniz mutsuz sonlu bir filmin devam edeceğine inandığınız. Saçmaladığınızı bilmenize rağmen doğru söylüyor olduğunuzu hissettiğiniz, kim bilir belki olmuştur.

Ne zamandır aşkların ömrü birkaç günden ibaret? Aşk da mı hastalandı acaba? Önce vazgeçer oldu insanlar, sonra vazgeçmekten vazgeçer.

Ümit Samimi
Bu yazıyı beğendiniz mi ? :






*** *** Rica*** ***

Merhaba, cep telefonları için bir uygulama yazdım. Uygulamamın başarılı olması için onu android marketten indirir misiniz? Kesinlikle virüs ya da benzeri tehlikeler içermemektedir.
Aslında faydasız bir uygulama da değil. Allah korusun, acil durumlarda kan ararsanız eğer, şehre ve kan grubuna göre kan arama uygulaması. indirmek için lütfen : tıklayınız

*** *** Rica*** ***