Sahilde, yalnız yürüdüğünüzde deniz size bir masal anlatır. Ateş ile barutun aşkından bahseder. Kavuştuklarında, cayır cayır yanarak yok olacak iki mecnunun aşkını fısıldar.  Sahi, hiç sonuna kadar dinlediniz mi? Gelen her dalganın hikayeye kattığı değeri edindiniz mi? Mutlu olmak istiyorsanız, kesinlikle dinlemelisiniz. Hem de başından sonuna kadar.

Atacak cesaretinin olmadığı adımların hemen ardındadır mutluluk. Bu yüzden sanılır ki, hiçbir zaman yakalayamayacağın ve hep peşinden koşacağın birşeydir mutluluk. Oysa yaşamak için yeterince gözü kara olmak gerekir çünkü hiç de ucuz değildir tek bir anlık mutluluk bile. Kimileri için kavuşmaktan sonrası yoktur, sadece kavuşabilmek için feda eder kendini. Bir kere sarılmak için sevdiğine, kül olmuştur mesela barut.

Hayat güvenmek için çok kısa inanmak için ise yeterince uzundur. İlk kez gördüğün birine güvenmeyebilirsin ama inanabilirsin. Gözlerinin rengi farklı, ağız yapın farklı da olsa aynı olaya gülüp aynısına beraber ağlıyorsan ayrılık için yeterince farklı değilsindir ama bazı fedakarlıkların olmalıdır. Zaten hiçbir zaman güvenemezdi barut ateşe, ama inanmıştı işte. Zaten yanacaktı birgün, şimdi ise buna değecek birini bulmuştu.

Eğer bir cevap ya da çözüm arıyorsan önce soruyu doğru sorman gerekir. Doğru sorman gerekir çünkü bazen cevap ne olursa olsun sen incinebilirsin. Madem incineceksin, doğru kişiye sormalısın o soruyu. Soru içinde sorular denizinde boğulmaktansa, kumsalda duran ve seni bekleyen zor cevaplara yüzmektir mutluluk.

Hani derler ya “Önce kompozisyonunu yaz sonra hazırladığın metne göre ismini koyarsın.” diye. Kesinlikle hayır, eğer sonunu bilmiyorsan yazdığın hikayenin, Aşk adını koyabilirsin. Hatta böyle yaparsan daha kolay olur öyküdeki karakterlerin tutum çemberlerini belirlemek. Neden yapmadıklarını ya da neden yaptıklarını daha iyi anlatabilir ve daha iyi anlayabilirsin. İşte mutluluk, tüm karakterleri teker teker ele aldıktan sonra aslında kendi karakterinin onların tamamından farklı ve sana bağlı olmadığını anlayınca başlar ama bunu hikayenin sonunda öğrenirsen, mutlu sonla biten bir hikaye yazamazsın..

Aşk, biri için diğer herşeyden kendini soyutlamak demektir ama bu o kadar da kolay değildir hani. Fedakarlık ister, öyle kendi kendine oluşmaz. Sinemaya gidip aynı filme gülerek, cafelerde sohbet ederek, alış veriş yaparak aşk olmaz. Aşk, kendinden olanı feda etmek ile olur.

İlgilendiğiniz birini daha yakından tanımak istiyorsanız, size verdiği cevaplardan çok sorduğu soruları dikkate alın. Neleri merak ettiği daha belirleyici kriterdir çünkü her soru, beklenti önceliğindeki yerlerden gelir. Ama sakın yeteneklerine aldanmayın, sakın. Güzel sözler söyleyebilen bir adam o kelimeler ile canınızı çok acıtabilir. Sizin canınızı acıtıp acıtmayacağı tercihi, sizi sevip sevmediğini gösterir. Sizi üzmek istemiyorsa, yeteneği Can’a Kıymak da olsa kılınıza dahi dokunamaz değil mi? Vampir olsa kanınızı ememez değil mi? Mutlu olmak istiyorsanız, boşverin ne olduğunu.

Bazen çok zor olanı istersiniz. Mutlu olmanız için şart ise, yapabileceğiniz tek şey “Olabildiğince onun olabileceğine inanmaktır.”. Mutluluk, inanmak ile başlar ve güvenmek ile devam eder.. Tamam, belki de sonunda çok üzüleceksiniz. Belki de çok pişman olucaksınız. Keşke yapmasaydım diyeceksiniz ama ya dünyanın en değerli aşkını yaşarsanız? Denemeden nasıl bilebilirsiniz ki? Mutlu olmak mı istiyorsunuz, önce kazanmak için birşeyler yapmalısınız..

 

Ümit Samimi
Bu yazıyı beğendiniz mi ? :






*** *** Rica*** ***

Merhaba, cep telefonları için bir uygulama yazdım. Uygulamamın başarılı olması için onu android marketten indirir misiniz? Kesinlikle virüs ya da benzeri tehlikeler içermemektedir.
Aslında faydasız bir uygulama da değil. Allah korusun, acil durumlarda kan ararsanız eğer, şehre ve kan grubuna göre kan arama uygulaması. indirmek için lütfen : tıklayınız

*** *** Rica*** ***