Her seferinde yeniden sevmek, sevilmeyi beklemekten daha kolaydır.

Kimse bilmez ama aşıktan da vazgeçilir ve bir çok kişi vazgeçmiştir de. İnsan sabrı hissiyatıyla sınırlı, taşınca sebat taslağı gözü kararır aşığın. Pişmanlık düşünülmez, akla gelmez önceden. Tarif edemediğin birşey değil mi zaten aşk, ne elde tutabilirsin ne de vazgeçtiğinde neyi kaybettiğini anlayabilirsin. Duyularınla hissedemediğin tek hissiyattır aşk, bu seni ileride pişman edecektir zaten ama anlayamazsın, anlayamayız. Geveze geveze konuşuruz etrafta başarılarımızı, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi ama dilimizin ucuna kadar gelen aşkı bir türlü anlatamayız. Üzüldüğümüzü söyleriz, pişman olduğumuzu, özlediğimizi veya sevdiğimizi fakat gerçekte kendimizin dahi anlayamadığı bir durumdur aşk ve anlatamayız. Her seferinde başka sebep sunabiliriz bu yüzden. Her hatırlama bahanesi farklı bir anı olur mesela. Affetmek için affedilenin hatırlayamayacağı hatıları yad ederiz. Değil mi, ne güzel günlerdi onlar. Bir iç çekeriz ki eski günleri, bir an da olsa yaşarız maziyi, duyarız tüm yaşanmış sevinçleri. Nefesi verince geri, gözlerimiz açılır ve buğlanır. Nostaljik bir tebessüm alır yüzün son halini. Mutluyum aslında der gibi kandırır vücut kendini. O da anlatamaz ki mecalini

Aşk adına herşeyi yapabilme kudreti verilmiş insanoğluna ama hiçbirşey yapmamak gerekir genelde aşık olunca. Tutukluluk halidir çünkü aşk, ruhsal bunalmadır. Bunalımdan çıkınca deliler gibi mutlu olduğunu zannedersin ama aslında normalleşmişsindir ve zamanla alışırsın normal haline. Mutsuz olduğun zamanları özlemene az kalmıştır. Sevmesini bilenler için ayrılık aşk demektir çünkü. En çok ayrıyken düşünürsün sevdiğini. Acaba o da beni düşünüyor mudur? diye hayıflanırsın. Düşündüğünü düşünürsün ilk, gözlerin güler. Sonra her zamanki gibi şeytan fitnesini sokar içine “Ya o seni düşünmüyorsa?”. Kızarsın durduk yere bir kere daha. Zaten süreç böyle başlamıştır. İlk günler herşey normaldir sana göre ama agresif tavırların arkadaşların üzerinedir ve sen farkında değilsindir. Biraz zaman geçince anladığını sanırsın ayrılığın sana verdiği zararı. Üzülürsün verdiğin emeğe, zamana ve diğer geriye kalan herşeylere. Yazık olmuş der gene kızarsın sevgiline haksız yere. Ve biraz daha zaman geçer üzerinden. Artık gerçekten anlamışsındır ayrılığın acısını ve şimdi cezasını çekme zamanıdır ayrılığın. Hiçbirşey için değmez çünkü sevdiğinden ayrılmaya, onu bırakmaya. O bıraktıysa senin sarılman gerektiğini farkedersin. Çünkü aşk vazgeçmemek demek değil vazgeçememektir.

İçine sığmaz olur kendi kendine sevgilin hakkındaki konuşmaların. Zaten yersizdir bu tartışma, aklın hiçbir zaman galip gelemez gönlüne. Sadece zaman kaybettirir, mantığın adıyla. İçini, kendi içine dürüstçe dökmeni engeller. Canın, kanın, ruhun, bedenin, düşüncen, fikrin bir olur ve boğazında düğümlenir hale getirir ve artık son bir şansın vardır. Geri dönmek! Eğer senin için gururun aşkından büyük değilse mutlu olabilmen için hala şansın vardır. Anlayabildiysen eğer aşk mutlu olmak için insanoğluna verildiğini, mutlu olmayı hak ediyorsundur demek. Unutma, aşkın cinsiyeti yoktur. Haklısı haksızı da yoktur. Aşkın sadece gerçeği vardır, mutlu olmak. Mutlu olursan, mutlu edersin.

Zaten sanıldığı kadar kutsal bişey değildir aşk, olsaydı kutsal kitaplarda yazardı bana da gerek kalmazdı.




*** *** Rica*** ***

Merhaba, cep telefonları için bir uygulama yazdım. Uygulamamın başarılı olması için onu android marketten indirir misiniz? Kesinlikle virüs ya da benzeri tehlikeler içermemektedir.
Aslında faydasız bir uygulama da değil. Allah korusun, acil durumlarda kan ararsanız eğer, şehre ve kan grubuna göre kan arama uygulaması. indirmek için lütfen : tıklayınız

*** *** Rica*** ***